90'lı yıllara damga vurmuşlardı! Ünlü isimler eski bayramları yad etti

2025 yılı Ramazan ayını da geride bırakıp bir Ramazan Bayramı'nı daha kutluyoruz. Fakat birçok kişi olduğu gibi 90'larda büyük çıkış yapan ünlüler de bayramların eski tadını mumla arıyor. 90’lara damga vuran ama hiç eskimeyen sanatçılar, Alev Gürsoy Cimin'e eski bayramları anlattılar.

Her bayram, eski bayramları daha çok özler olduk. Biz de "Nerede o eski bayramlar?" duygusunun peşine düştük ve 90’lara damga vuran ama hiç eskimeyen, çok sevdiğimiz sanatçılarla bayramı konuştuk. Hepsi eskiyi özlüyor ve bayram coşkusunun mutlaka yaşatılması gerektiğine inanıyor.
Bayram geldi, hoş geldi. Hep denir ya, “Nerede o eski bayramlar?” diye. Biz de o duygunun peşine düştük ve 90’lara damga vuran ama hiç eskimeyen, çok sevdiğimiz ünlü sanatçılarla bayramı konuştuk. Herkese şeker tadında bayramlar diliyoruz ve hep beraber eski bayramları anıyoruz…

REYHAN KARACA: ŞÖLEN GİBİ GEÇERDİ
Çocukluğumdan beri bayramları şölen gibi geçirirdik. Bayrama özel geleneksel yemekler yenir, sohbetler edilir, güzel zamanlar geçirirdik. Ne zaman ki aile büyükleri teker teker gitti, o zaman bu toplanmalar seyrekleşti ama hâlâ bu geleneği yaşatmaya çalışıyoruz.

90’larda bayramlar çok güzeldi. Akraba ziyaretleri, el öpmeler. Şimdi sadece sosyal medyadan kutlanıyor sanki. Toplu mesajlar arasında kayboluyoruz. Bayram demek insanlara tatil demek. İlk buruk bayramım babamı kaybettikten sonraki ilk bayramdı. Sonrasında kardeşimin de vefatı ile o bayramlar çocukluğumdaki gibi hiç yaşanmadı. Her bayram sabahı “Ah eski bayramlar” diyorum kendi kendime. Bayramda heyecandan uyuyamazdım. Mutlaka dedem bayram harçlığı verirdi. El öpmek için kuzenlerimle yaş sırasına girerdik. El öpmeler, bayramlaşmalar pek kalmadı artık. Anne babalara burada çok görev düşüyor. Gençlere bu duyguyu aşılamak gereki

ÇELİK ERİŞÇİ: BABAMIN ELİNİ ÖPMEYİ ÖZLEDİM
Bizde her daim bayramlara çok önem verilirdi. Bayram elbisesi, el öpme merasimi, bayram namazı, bunların hepsi önemliydi. En çok babamın elini öpmeyi sevdim her zaman. Bazen “Nerede o eski bayramlar?” deyip ah ediyorum. Belki de yaşlılık belirtisidir. O dönemki samimiyet başkaydı. Bayramlık heyecanı olurdu, bazen de istediğini alamamış olmak vardı bu duyguların arasında. Şeker topladığımız o güzel dönemleri bile özlüyorum. Mahallede kapı çaldığımızda şeker yerine para verenler olurdu. Sevinçten uçardık. Bayramın kendisi sıcaktı. Hoş günlerdi.

IŞIN KARACA: TEKNOLOJİNİN İLERLEMESİNDEN HOŞNUT DEĞİLİM
Ben kırmızı pabucun alınacağı günü bekleyen jenerasyonun bayram çocuğuydum. Annem çalışmak mecburiyetinde olduğundan bizde bayramlar biraz buruktu. Ama çocukluğumuzda hep heyecanlı olurdum. Hiç unutmam bir seferinde anneannem İngiltere’den gelmişti bayram için. 10 Euro vermişti adam başı. Kendimi milyoner zannediyordum o gün. Yetişkin hayatıma geçtiğimden beri çalışıyorum. Bayram benim için insanları eğlendirmekten ibaret. Başka türlü olmasını da istemezdim galiba. Ama çocukluğumuzu özlüyorum. Şeker toplanan bayramları. Ah şimdi nerede? Devir çok tehlikeli. Biz çok şanslıyız. Sitelerde yaşadığımız için herkes de tanıdık olduğu için benim kız, komşuların kapısını tıkırdatıyor. Şimdikiler telefon, tablet çocukluğu yaşıyor. Teknolojinin bu kadar ilerlemiş olmasından hiç hoşnut değilim. Biz aslında eski hayatlarımızı özlüyoruz. Değerlerimizin daha yüksek, sevginin daha anlaşılır, dürüstlüğün şeffaf olduğu günleri. Sadece bayrama özgü bir şey değil.

YONCA EVCİMİK: HER ŞEY DAHA ANLAMLIYDI
Geçmişteki her şey daha özel ve anlamlıydı. Bizim evde de o neşe, coşku ve özen vardı. Yıllar geçtikçe her şey otomatikleşmeye başlıyor. Bayramlar da yerini kuru tebriklere bırakıyor. Samimiyet de azalmaya başlayınca bayramlar buruk geçiyor. Aile büyükleri vefat edince insan bayramlarda eksik ve yarım hissediyor, köksüz kalmış gibi… Mekanikleşti her şey. Gelişen dünyayla birlikte özel günler, adetler unutulur oldu. Tüm aile toplanacak diye ne çok mutlu olurdum. Geleneksel el öpmeler, aile yemekleri… Bayramların o eski coşkusunu yaşatmak lazım. Bizler gibi nesil de bunu tatmalı. Onların mücadele etmesi gereken çok şey var. Üzülüyorum onlar adına.

İZEL: BÜTÜN BAYRAMLARIM BURUK GEÇTİ
Annemi ve babamı kaybettikten sonra benim bütün bayramlarım buruk geçti. Onlar varken her şey çok heyecan doluydu. Mesela mahallede gezer; teyzelerin, amcaların elini öperdik. Şimdi eski güvenilir ortam yok. Kim çocuklarını rezidanslara şeker toplamaya gönderebilir ki? Bizim dönemler çok başkaydı. Biz 90’ların şarkıcıları birbirimize çok bağlıydık ve her bayram bir araya gelir hatta bayram programları çekerdik. Şimdi iki üç sanatçıyı bile bir araya getirmek zor. Egosu yüksek olmayan, sadece şarkılarla yarışan ama aynı zamanda dost olan sanatçılar kalmadı.

MANSUR ARK: SÜREKLİ ESKİ BAYRAMLARI ÖZLÜYORUM
“Ah o eski bayramlar” cümlesini her bayram kuruyorum. Çocukluk vardı, gençlik vardı. Her şey o kadar farklıydı ki… Daha bayram yaklaşırken heyecan basardı, uykularım kaçardı. Çünkü yeni kıyafetler, ayakkabılar alınırdı. Hatta bir bayramda hafif topuklu, biraz da parlak rugan bir ayakkabı almıştı ailem. Herhalde bayram gününe kadar yatağımın başucunda tuttum. Yatarken ona bakardım. “Bayram gelsin de giyeyim” diye. Annem, babam da “Bayram geldiğinde giyeceksin” diyerek daha da heyecan katarlardı işin içine.