Güneşlenme hakkında doğru bilinen 5 yanlış!

Güneşlenme hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir? Canlıların yaşamını sürdürebilmesi için çok gerekli olan güneş ışınlarının birçok faydalı ve zararlı etkileri var. Güneş önemli bir D vitamini kaynağı olmasının yanında ruhsal açıdan rahatlatıcı, ayrıca bazı deri hastalıklarını tedavi edici özelliğe de sahip. Ancak toplumda gözardı edilen bazı zararlı etkileri, onarılamayan hasarlar meydana getirebilir. Erken cilt yaşlanması, lekelenmeler, kılcal damar genişlemeleri, cilt kanseri gelişimi, katarakt oluşumu bunlardan en bilinenleri.

Güneşin tüm cömertliğini sergilediği yaz aylarında gerek ruhsal gerekse fiziksel açıdan en yüksek faydayı sağlayabilmek için doğru zamana ve doğru doza çok dikkat etmek gerekiyor. Aksi taktirde zararlı ışınlar fayda yerine sağlığa ciddi şekilde zarar veriyor!
Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar “Canlıların yaşamını sürdürebilmesi için çok gerekli olan güneş ışınlarının birçok faydalı ve zararlı etkileri vardır. Güneş önemli bir D vitamini kaynağı olmasının yanında ruhsal açıdan rahatlatıcı, ayrıca bazı deri hastalıklarını tedavi edici özelliğe de sahiptir. Ancak toplumda gözardı edilen bazı zararlı etkileri, onarılamayan hasarlar meydana getirebilir. Erken cilt yaşlanması, lekelenmeler, kılcal damar genişlemeleri, cilt kanseri gelişimi, katarakt oluşumu bunlardan en bilinenleridir. Bu nedenle güneşin zararlı etkilerinden hasar almadan nasıl korunacağımızı öğrenmeli, doğru bilinen yanlışları gözden geçirmeliyiz.” diyor.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Bayraktar, toplumda güneşlenme hakkında doğru bilinen 5 yanlışı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

TATİLE GİTMEDEN ÖNCE HAFİF BİR SOLARYUM BENİ DERİ KANSERİNDEN KORUR MU?
Hayır! Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar “Bronzlaşma cihazları dışarıda maruz kaldığımız UV radyasyonundan çok daha fazla zararlıdır. Normal güneş ışığından 2-4 kat fazla UV radyasyonu yayarlar. Bu da deride daha derine işleyerek daha fazla DNA hasarı ve daha yüksek deri kanseri riski demektir. Bronzlaşma cihazı ile elde edilen hafif bronzluk sadece SPF 3-4 kadar bir koruma sağlar. Bu da bizim önerdiğimiz minimum SPF 30 değerinin oldukça altındadır. Ayrıca ister güneşle olsun ister solaryumla hiçbir şekilde bronzlaşmayı önermiyoruz.” diyor.

50’Lİ YAŞLARDAN SONRA GÜNEŞTEN KORUNMAYA GEREK YOK MU?
UV maruziyetinin yüzde 80’inin 18 yaş altında olduğunu söyleniyor. 50'li yaşlardan sonra korunmaya gerek yok mu?" sorusunun cevabı da HAYIR!
UV maruziyetinin yüzde 25’i 18 yaş altında gerçekleşiyor. Deri kanseri oluşumu ise sadece çocukluk çağında oluşanla değil, hayat boyu maruz kaldığımız kümülatif doz UV radyasyonuyla ortaya çıkıyor.
Melanom dışı deri kanserlerinin çoğunluğu ise baş-boyun gibi uzun yıllar güneşe maruz kalınan bölgelerde gelişiyor. Bu nedenle yaşa bakmaksızın gerek güneşten koruyucu ile gerekse şapka ve kıyafetlerle mutlaka güneşten korunmak gerekiyor.

KOYU TENLİ OLANLARIN GÜNEŞTEN KORUNMASI GEREKMEZ Mİ?
GEREKİR! Evet, deri kanserleri beyaz ırkta sık görülüyor. Siyah derinin cildi güneşten koruma etkisi (SPF) ortalaması 13,4 iken beyaz derinin 3,4 ancak UV radyasyonu tüm deri tiplerinde DNA hasarına yol açıyor.
Yani hiçbir deri tipi ultravioleye dirençli değil!
Bu nedenle koyu tenli, buğday tenli veya açık tenli fark etmeksizin tüm deri tiplerinin güneşten korunması gerekiyor.
Güneşten korunmak için gerekli önlemler alınırsa; (10:00-16:00 arası güneşe maruz kalmamak, açık hava aktivitelerini güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde gerçekleştirmemek, geniş kenarlı şapka takmak, açık renk giysiler giymek, UV koruyuculu güneş gözlüğü takmak) melanom ve melanom dışı deri kanseri gelişimi engellenebiliyor.

GÜNEŞ KORUYUCULAR ZARARLI MIDIR?
HAYIR! Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar “Toplumda güneş koruyucularla ilgili, özellikle deriden emilip kan dolaşımına karışıp organlara zarar vereceği ve hormonal etkileri olduğuna dair gerçeği yansıtmayan bazı çekinceler bulunuyor. Yapılan araştırmalarda bunları kanıtlayan bir bulguya rastlanılmamıştır. Bazı güneş koruyucuların içeriğindeki bir maddeye alerjisi olanlarda kaşıntılı döküntülere rastlanılabilir.” diyor.
Güneşin zararlı ışınlarına karşın, alerjik etki yapmayan güneş kremlerinin vücudun açıkta olan her yerine, arada boşluk bırakmadan sürülmesi gerektiğini belirten Dr. Belma Bayraktar şöyle konuşuyor:
"Pratik bir tarifle; ortalama bir erişkinde vücut için 2-3 yemek kaşığı, yüz ve boyun için 1-2 çay kaşığı kadar uygulama yeterlidir. Yüzme, terleme sonrası tekrar etmek gerekir. Herhangi bir aktivite olmazsa sekiz saat kalabilir. Güneş kremi, su ile temas etmeden 15-20 dakika önce sürülmelidir. 6 aydan küçük bebeklerde güneş koruyucular önerilmemektedir.”