Günlük tüketim miktarına dikkat edilmeli! Vücuda girdiği anda etki ediyor: Kalp hastalığı riskini düşürüp yaşlanmayı geciktiriyor

Siyah çay, uzun sabah kahvaltılarında ya da akşam yemeğinden sonra keyifli bir sohbet sırasında tercih edilen içecekler arasında yer alıyor. Her gün bardak bardak içilen çayın faydaları da bir o kadar fazla. Tabii ki, tek bir koşulla. Çayı, hangi miktarda tükettiğiniz büyük bir önem taşıyor. Diyetisyen Gülçin Işık, çayın faydaları ve tüketim sınırının aşılması noktasındaki zararlarını tek tek anlatıyor.

Hilal Gülden Boğazkesen – Posta.com.tr / Çay içmek, pek çok kişinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Gün içerisinde pek çok bahaneyle demleyip içtiğimiz çayın sayısız faydası bulunuyor. Bunlardan biri de tüketim miktarına dikkat etmek koşuluyla yaşlanmayı geciktirmesi oluyor. İşte tüm detaylar…

ÇAYIN FAYDALARI BİLİNMİYOR!
Diyetisyen Gülçin Işık, neredeyse her sofrada olan ama faydalarının farkında olmadığımız çay ile ilgili önemli açıklamalarda bulunuyor. Çayın antioksidan bakımından zengin olduğunu vurgulayan uzman isim, “Diyetlerde sürekli duyduğumuz yeşil çayın metabolizma hızlandırdığı, hücre yenilediği gerçeğini pek çok kişi biliyordur. Ama sofralarımızda sürekli yerini alan çayın bu konudaki faydaları çok bilinmiyor.” dedi.

KANSERİ ÖNLEMEYE YARDIMCI OLUYOR!
Çay, hemen hemen herkesin severek tükettiği içecekler arasında yer alıyor. Kahvaltı sofralarında, öğlen molalarında ya da keyifli akşam sohbetleri sırasında hemen çay demlenir. Bol bol tüketilen bu içeceğin faydalarını bilmek, tüketimi daha bilinçli hale getiriyor.

Diyetisyen Gülçin Işık, “İlk olarak içerisindeki flavonoidler sayesinde kalp hastalıklarına olumlu katkıları bulunur. Kardiyovasküler risklerin %60 düşüşüne etki ettiği farklı çalışmalar tarafından desteklenmiştir. İçerisindeki kateşinler ve flavinler, kontrolsüz hücre bölünmesini engelleyerek kanseri önlemeye yardım eder. Polifenoller sayesinde bakteri oluşumu engellenir. Gribal enfeksiyonların engellenmesinde etkili rol oynar. Kanser hücrelerinin büyümesini önlediğini bir kez daha vurgulamak isterim ki içerisindeki polifenoller sayesinde hem yeşil çay hem de siyah çay oldukça güçlüdür.” sözleriyle çayın faydalarına değiniyor.

YAŞLANMAYI GECİKTİRİYOR!
Dozunda tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Diyetisyen Gülçin Işık, “Siyah çay ya da yeşil çay ya da kahve içerisindeki bileşikler sayesinde bağışıklığı destekler, kalp sağlığını korur, kanseri önler ve böylece yaşlanmayı geciktirir diyebiliriz. Yaşlanmanı etkilerini azaltmak istiyorsak bitki çaylarından yararlanmakta fayda vardır.” dedi.

ALTERNATİFLER DEĞERLENDİRİLEBİLİR
Uzman isim, “Gün içerisinde siyah ve yeşil çay ya da kahve içmek; akşam saatlerinde daha rahat uyku için papatya, melisa çarkıfelek çayı; gün içerisinde yüksek antioksidanlı kuşburnu, hibiskus, ginseng gibi bitkilerin çaylarını tüketerek yaşlanmanın önüne geçebiliriz.” sözlerine yer verdi.

BAĞIRSAK SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR
Bağırsak problemi, pek çok kişinin yaşadığı sağlık sorunları arasında bulunuyor. Zaman zaman yaşanan kabızlık, bunların başında yer alıyor. Diyetisyen Işık, “Siyah çay; içerisindeki polifenoller sayesinde bağırsak sağlığına da olumlu etki ederek iyi bakterin büyümesini destekler. Böylece sağlıklı bir bağırsak florasının olmasını sağlar.” sözleriyle çayın bağırsak sağlığına da iyi geldiğini açıklıyor.

DİYABETE KARŞI SAVUNMA SAĞLIYOR
Siyah çay, kan şekeri seviyelerini kontrol ederek diyabete karşı savunma sağlar. İçerisindeki moleküller insülin kullanımı artırır. Hem diyabeti olan hem de insülin direnci olan kişiler için faydalıdır.

Çayın olumlu etkilerini açıklayan uzman isim “Ancak burada çay şekerli ya da tatlandırıcı ile tüketilmemelidir. Çayın yanında tatlı tükettiğinizde diyabete bir faydası olamayacaktır. Sade şekilde ve yanında sağlıklı atıştırmalıklarla tüketilmesi gerekir.” sözleriyle konunun altını çiziyor.

ETKİSİ ÇALIŞMALARLA KANITLANMIŞ!
Diyetisyen Gülçin Işık, “Randomize kontrollü bir çalışmada 12 hafta boyunca çay tüketen bireylerin kan yağlarında %36, kan şekerinde %18 azalma görüldüğü, başka bir çalışmada ise kalp hastalıklarında %11 azalma tespit edilmiştir.

Bir başka çalışma ise çay içen bireylerde meme kanseri etkisi olabilecek östrojen hormonunun yayılmasını engellediği gözlemlenmiştir. Dolayısıyla içmeyen biri ile içen biri arasında farklılıklar olabilir. Ancak kişi siyah çay yerine yeşil çay tüketiyorsa da benzer etkileri görebilir.” dedi.

NE ZAMAN VE NE KADAR İÇİLDİĞİ ÖNEMLİ
Çayın faydaları saymakla bitmiyor. Bunlardan biri ise vücudu zinde tutması ve uyku halini alması oluyor. Diyetisyen Işık, bunun için çayın ne zaman ve ne kadar içildiğine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uzman isim, “İçerisindeki kafein sayesinde hem beyin sağlığı olumlu etkilenir. Hem de kişiyi daha zinde tutar, enerjik hissettirir. Gün içerindeki uyku halini alır. Buradaki önemli nokta şudur ki akşamları içilen fazla çay, uyku kaçırabilir, kişinin uyku sağlığını olumsuz etkileyebilir. O yüzden ne zaman ve ne kadar içildiği önemlidir.” açıklamasında bulundu.

3 BARDAĞI GEÇERSE KANSIZLIĞA NEDEN OLUYOR!
Çay, faydalı içecekler arasında yer alıyor. Fakat bazı koşullarda zararı da görülebilir. Diyetisyen Gülçin Işık, çayın hangi miktarda tüketilmesi gerektiğinin altını tekrar çiziyor.

Uzman isim, “Her bireyin alışkanlıkları, sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle de çayın etkileri farklı farklı olabilir. Genel anlamda günlük 3 bardak çay tüketiminde bu faydaları görebilirsiniz. Ancak üzerine çıkıldığında kansızlık görülebilir. İçerisindeki tanen ve tanik asit demire bağlanarak vücuttaki demirin emilimini azaltır. Bu nedenle kansızlığı olan bireylerin çay tüketimini kısıtlaması gerekir. Eğer ilaç içiyorsa bununla arasına 2 saat eklemesi önerilir. Et, balık gibi demir içeriği yüksek besinlerden hemen sonra çay tüketmek doğru değildir.” dedi.

KAYGI VE STRESİ TETİKLİYOR
Diyetisyen Gülçin Işık, “Çayı fazla tüketen bireylerde kansızlığın dışında kaygı, stres, huzursuzluk gibi durumlar da görülebilir. Bunun sebebi de kafein alımının artmasından kaynaklıdır. Hatta daha ileri boyutlarda uykusuzluk, kronik yorgunluk görülebilir. Burada akşam saatlerinde çay içmemek, çay tüketimini sınırlandırmak bu şikayetleri ortadan kaldıracaktır. Toplumda genelde akşam yemeğinden sonra çay içmek en sık rastladığımız alışkanlıklardandır. Ama sizin uykusuzluk, stres kaygı gibi şikayetleriniz varsa çayı sabah veya öğlen saatlerinde tüketmeniz daha yerinde olacaktır.” dedi.

ÇAYIN DİĞER ZARARLARI NELERDİR?
Diyetisyen Gülçin Işık, fazla çay tüketimine bağlı olarak yaşanacak diğer sağlık problemlerini tek tek açıkladı.
- Aralıklı kafein almaya alışık olan bireyler, aşırı doza bağlı baş ağrısı çekebilirler. Burada miktarın azaltılması sorunu çözecektir.
- Aşırı çay tüketimi, su tüketimini engelleyebilir. Bu da yapılan hatalardan bir tanesidir. Çay içince su etkisi göstermeyecektir. Bu nedenle eğer çok az su içiyor, çok çay içiyorsanız bu durumu düzeltmeniz gerekir. Su, asıl tüketilmesi gereken günlük 2 litre olması gereken bir besindir. Çay ise günlük 3 fincan tüketildiğinde yukarıda saydığım tüm faydaları gösterebilmektedir. Fazlası zarar verebilir.
- Çay içme alışkanlığı genel olarak kafein bağımlılığından, alışkanlıktan, rahatlama ve keyif verici olduğundan ve de geleneksel kültürel nedenlerden kaynaklı olabilir ancak bunun sınırlamasına da kişiye göre ihtiyaç duyulabilir. Unutmayın; doz her şeydir.

KÜLTÜREL BAĞI DA UNUTULMAMALI
Diyetisyen Gülçin Işık, “Çay tüketimi yalnızca beslenmede yer almak olarak değerlendirmek doğru değildir. Bizim ülkemizde bu artık bir kültür halini almıştır. Misafirliklerde ikram edilir, iki kişi bir araya geldiğinde tüketilecek ilk içeceklerden bir tanesidir. Dolayısıyla yalnızca sağlık faydası olarak değil de aslında sosyal ilişkiler bağlamında da içinizi ısıtan bu besin; iletişim kurma, sosyalleşme açısından bir araç olup, kişileri bir araya getiren bir öğedir.” dedi.