Uludağ'ın eteklerinde yetişip kadınların geçim kaynağı oluyor! Köyün tarlalarından özenle toparlanıyor: Doğanın en güçlü antioksidan kaynağı

Uludağ'ın eteklerindeki Alaçam Mahallesi'nde ikamet eden kadınlar, kurdukları dernek aracılığıyla güçlerini birleştirerek birlikte hareket etmeye başladı. Bursa'nın Kestel ilçesinde, kadınlar bir kooperatif çatısı altında bir araya gelerek köylerinde yetiştirdikleri ahududu ve böğürtlenleri toplayıp işleyerek meyve suyu, meyve kurusu ve kurabiye gibi ürünler üretiyor ve bunları tüketicilerle buluşturuyor. İşte tüm ayrıntılar...

150 kadın üye olduğu derneğin kooperatifinde 10 kadın aktif olarak görev alıyor. Kadınlar, Gürcü kültürünün hakim olduğu köylerinde yaşadıklarını ve ürünlerine "bal rengi" anlamına gelen Gürcüce "Taplisperi" ismini verdiklerini belirtiyorlar. Bu isim, hem kültürel miraslarını vurguluyor hem de ürettikleri ürünlerin doğallığını ve saflığını simgeliyor. Kadınlar, bu isimle birlikte köylerinin geleneksel değerlerini ve lezzetlerini tüketicilere taşımaktan gurur duyduklarını ifade ediyorlar.

KÖYDE YETİŞTİRDİKLERİ ÜRÜNLERLE KOOPERATİF KURDULAR
Dernek bünyesinde sosyal sorumluluk projeleri hazırlayan kadınlar; köyde yetiştirdikleri ahududu, böğürtlen gibi meyveleri işleyip katma değerli ürün haline getirmek için kooperatif kurdu.
Kestel Belediyesinin katkılarıyla Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansının (BEBKA) mali destek programına başvuran kadınlar, "Kestel Belediyesi ve Alaçam Köyü Kadınları Dayanışma Derneği Yenilikçi Teknolojiler ile Katma Değerli Tarımsal Ürünler Üretim Projesi" ile destek almaya hak kazandı.

Destek kapsamında mevcut derneğin kooperatifleşmesi sağlandı. Kooperatif bünyesine meyve kurutma, meyve sıkma, pastörize, şişeleme makineleri ve pişirme atölyesi kuruldu.
Kadınlar; bu sayede tarladan topladıkları ahududu ve böğürtlenleri meyve suyu, meyve kurusu ve kurabiyeye dönüştürerek yine BEBKA desteğiyle kurulan kendi internet sitelerinden ve e-ticaret siteleri üzerinden tüketiciye ulaştırıyor.

PROJE KAPSAMINDA FABRİKALARI BULUNUYOR
Dernek Başkanı Ayşenur Doğan, AA muhabirine, sosyal projeler üretmek için 2021 yılında kurdukları dernekle kadınların ekonomik kalkınmasının desteklenmesi amacıyla proje yaptıklarını söyledi.
Yetiştirdikleri meyveleri köyde işleyip pazarlamayı istediklerini ifade eden Doğan, "Bu süreci oluşturmak amacıyla da bir proje yazdık. Kestel Belediyemiz projeye destek oldu ve projeyi BEBKA'ya sunduk. Projemiz kabul edildi. Bu konuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza, BEBKA'ya ve Kestel Belediyesine teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Proje kapsamında burada şimdi minik bir fabrikamız oldu. Üretimden başlattığımız süreci pazarlamaya kadar yapabiliyoruz. Projeyle bu kabiliyete sahip olduk." dedi.
Doğan, köy olarak temel kazançlarını ahududu ve böğürtlenden sağladıklarını belirterek, "Şimdi o ürünleri katma değerli hale dönüştürüyoruz. Bunun dışında birçok sebze üretimi de yapıyoruz. İlk olarak şu anda ahududu kurusu, böğürtlen ve ahududu suyu üretiyoruz. Önümüzdeki yıllarda bunları sebzelerle ve diğer meyvelerle çeşitlendirmek istiyoruz. Şu an marka ürünümüzü yaptık. Ahududundan yaptığımız kurabiyemiz var. O kurabiyeyle de pazara çıkmak istiyoruz. E-ticaret sitelerine, kendi web sitemize koyarak ürünlerimizi doğrudan kendimiz pazarlamak istiyoruz." diye konuştu.

Doğan, derneğe 150 kadının üye olduğunu, kooperatifte ise 10 kadının görev aldığını anlattı. BEBKA'nın tarladan toplanan meyveleri son aşamaya getirecek bütün ekipmanı kooperatife sağladığını vurgulayan Doğan, şunları kaydetti:
"Ahududuyu tarladan topluyoruz. Ahududuyu dondurarak kurutan bir makinemiz var. Kurutulmuş ve çok uzun ömürlü bir meyve kurusu elde ediyoruz. Aynı zamanda yine ahududu ve böğürtleninin suyunu çıkarabildiğimiz meyve suyu presimiz var. Şişeleme makinelerimiz, meyve suyunu şekerleme ve dinlendirme tankımız var. Ürettiğimiz meyve sularını pastörize edebildiğimiz makinemiz var. Yine aynı zamanda köyümüzde çok fazla mısır üretimi olduğu için mısır ununu üretebileceğimiz bir makine var. Pişirme atölyemizde de bir mutfakta ihtiyaç duyabileceğimiz her türlü ekipmanı edindik. Depomuzdaki raflar, ürünlerimizi paketleyebileceğimiz şişelerimiz, kapaklarımız, her şeyimiz proje kapsamında sağlandı."
Gürcü köyü olduklarını ve ürünlerine bal rengi anlamına gelen Gürcüce "Taplisperi" markasını seçtiklerini dile getiren Doğan, marka tescilini de proje kapsamında yaptıklarını sözlerine ekledi.

3 İLDE FAALİYET GÖSTERİYORLAR
BEBKA İzleme ve Değerlendirme Birim Başkanı Erhan Öztürk de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı olarak Bursa, Eskişehir ve Bilecik illerinde faaliyet gösterdiklerini ifade etti.
Öztürk, 2010 yılından bugüne kadar 100'e yakın projeyi hem mali destek programları kapsamında hem de sosyal destekleme programları kapsamında desteklediklerini belirterek, "Bütün bu vermiş olduğumuz destekleri 2024 yılı rakamlarıyla yaklaşık 300 milyon liraya yakın bir desteği bölgemizdeki hem yerel yönetimlere hem de kooperatiflere kazandırmış olduk." dedi.
Diğer ortakların finansmanlarıyla toplam 400 milyon liralık bir yatırımın bölgeye kazandırıldığına dikkati çeken Öztürk, şunları söyledi:
"Burada da aslında iyi uygulama örneğimizi gözlemlemiş bulunuyoruz. Yerelde üretilen ürünlerin işlenerek ve yerinde pazarlanarak kırsalda yaşayan kadınlarımızın daha fazla gelir elde etmesi ve kente göçün biraz daha önüne geçilebilmesiyle ilgili bir çalışma yürütüldü. Biz de sonuçlardan oldukça memnunuz. Hem burada istihdam ediliyor hem de yerelde üretilen ürünlerin katma değerli bir şekilde satışı sağlanıyor. Bu ve benzeri projelerin desteklenmesine ajansımız tarafından devam edilecek."

DÜNYANIN EN GÜÇLÜ ANTİOKSİDAN KAYNAĞI
- Böğürtlen, antioksidanlar bakımından zengin bir meyve. Özellikle C vitamini, polifenoller, flavonoidler ve antosiyaninler gibi antioksidan bileşikler içeriyor. Antioksidanlar, vücuttaki serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını önlüyor ve kronik hastalıkların riskini azaltıyor. Böğürtlenin yüksek antioksidan içeriği, bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı oluyor ve genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlıyor.

SİNDİRİM SİSTEMİNİN RAHATLATMAYA YARDIMCI OLUYOR
- Böğürtlen, lif bakımından da oldukça zengin. Lifler, sindirim sağlığı için önemlidir. Çünkü sindirilemeyen lifler bağırsaklarda sindirim sürecini destekliyor, kabızlığı önlüyor ve sindirim sistemi sağlığını koruyor. Aynı zamanda kan şekeri seviyelerini dengelemeye ve kalp-damar sağlığını desteklemeye yardımcı oluyor.

VÜCUTTAKİ İLTİHABIN KÖKÜNÜ KAZIYOR
- Anti-inflamatuar özelliklere sahip olan böğürtlen, vücuttaki iltihaplanmayı azaltıyor. Bu özellik, eklem sağlığını iyileştiriyor ve kronik inflamatuar durumları hafifletiyor. Özellikle osteoartrit gibi inflamatuar hastalıkları olan kişiler için faydalı oluyor.

TANSİYONUN DÜŞÜRÜLMESİNE YARDIMCI OLUYOR
- Böğürtlenin tansiyon üzerinde olumlu etkileri de bulunuyor. Potasyum içeriği sayesinde kan basıncını düşürüyor ve kalp sağlığını destekliyor. İçerdikleri fenolik bileşikler sayesinde damar sağlığını koruyor ve kardiyovasküler hastalıkların riskini azaltıyor.

KANSERSAVAR BESİNLER ARASINDA YER ALIYOR
- Antioksidan özellikleri ve besleyici içeriği nedeniyle böğürtlenlerin kanserle mücadelede potansiyel bir rolü oluyor. Özellikle hücre büyümesini kontrol altında tutabilen antosiyaninler, bazı kanser türlerinin gelişimini önlüyor ya da yavaşlatıyor.

BEYNİ GÜÇLENDİRİP GENÇLEŞTİRİYOR
- Böğürtlenin beyin sağlığı üzerinde de olumlu etkileri mevcut. İçerdikleri antioksidanlar ve anti-inflamatuar bileşikler; nörolojik fonksiyonları destekliyor, hafızayı güçlendiriyor ve yaşlanma sürecinde beyin fonksiyonlarını koruyor.

KALORİSİ OLDUKÇA DÜŞÜKTÜR
- Böğürtlenler, genel olarak düşük kalorili bir meyve olup diyetinizde sağlıklı bir atıştırmalık veya tatlı alternatifi olarak yer alabilirler. Vitamin, mineral ve antioksidanlarla dolu olmaları sebebiyle genel vücut sağlığı için önemli bir katkı sağlayabilirler.

KAHVALTI SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ BÖĞÜRTLEN REÇELİ TARİFİ
Malzemeler:
- 500 gram böğürtlen
- 400 gram toz şeker (şeker miktarı meyve miktarına göre ayarlanabilir)
- Yarım limonun suyu
- Yarım su bardağı su
YAPILIŞI:
- Böğürtlenleri dikkatlice yıkayın ve saplarını ayıklayın. Küçük sapları varsa bırakabilirsiniz. Ancak büyük sapları çıkarmanız daha iyi olacaktır.
- Böğürtlenlerin üzerini örtecek kadar suyu ve şekeri bir tencereye koyun.
- Orta ateşte karıştırarak şekeri eritin.
- Şeker eridikten sonra limon suyunu ekleyin ve karıştırın.
- Böğürtlenleri tencereye ekleyin ve karıştırın. Ateşi kısarak kaynamaya bırakın.
- Kaynamaya başladıktan sonra orta ateşte yaklaşık 20-25 dakika kadar pişirin. Ara sıra karıştırarak reçelin altı tutmasın.
- Pişme süresi sonunda reçel kıvamını kontrol etmek için biraz reçelden bir kaşık alın ve soğuk bir tabağa damlatın. Eğer hemen yayılmıyorsa ve jelleşiyorsa reçel kıvamına gelmiş demektir.
- Pişen reçeli ocaktan alın ve biraz soğumasını bekleyin.
- Sterilize edilmiş kavanozlara sıcakken dikkatlice doldurun.
- Kavanozların ağzını sıkıca kapatın ve ters çevirerek soğumaya bırakın.
İpuçları:
- Meyve Seçimi: Böğürtlenlerin olgun ve sağlam olanlarını tercih edin. Çok yumuşak veya ezilmiş böğürtlenler reçel yapımı için ideal değildir.
- Şeker Oranı: Reçelin kıvamı için şeker miktarı önemlidir. Genellikle meyve miktarının %80'i kadar şeker kullanılır. Ancak kişisel tercihe göre ayarlanabilir.
- Limon Suyu: Limon suyu, reçelin kıvamını sağlamak için kullanılır ve aynı zamanda meyvenin rengini korumasına yardımcı olur.
- Pişirme Süresi: Böğürtlenler, hafifçe ezilene kadar pişirilmelidir. Fakat çok uzun süre kaynatılmamalıdır. Aşırı pişirme reçelin lezzetini ve rengini olumsuz etkileyebilir.
- Kavanoz Hazırlığı: Reçel kavanozları önceden sterilize edilmelidir. Bunun için kavanozları kaynar suyla yıkayabilir veya fırında ısıtabilirsiniz.
- Saklama: Soğuyan reçeli, serin ve karanlık bir yerde saklayın. Kavanozun kapağı açıldıktan sonra buzdolabında saklanmalı ve mümkünse 1-2 hafta içinde tüketilmelidir.