Uzmanı uyardı: Aralık ve Ocak ayında zirve yapacak! 3 virüs birden etkili oluyor: Aniden yükselen ateş ve boğaz ağrısına dikkat

Kış aylarının gelmesiyle birlikte grip salgını hızla yayılmaya başladı. Sağlık uzmanları, özellikle risk grubundaki kişiler için salgının ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Okullar, iş yerleri ve toplu yaşam alanlarında hastalığın hızla bulaşmasıyla birlikte, grip aşısı ve hijyen önlemlerinin önemi bir kez daha gündeme geldi. Peki, bu salgına karşı nasıl korunabiliriz? Grip virüsü bu yıl ne kadar tehlikeli? Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç, bu yıl grip salgını hakkında merak edilenleri ve hastalıktan korunmanın yollarını anlatıyor.

Serpil Dokurel - Posta.com.tr| Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Kılıç’a göre, grip virüsü (influenza), her yıl yapısal değişiklikler gösterdiği için vücudun bağışıklık sistemi her sene virüsle yeniden karşı karşıya kalıyor. Bu durum, küçük de olsa her yıl grip salgınlarına yol açıyor.
İnfluenza (grip virüsü) da tüm üst solunum yolu virüsleri gibi damlacık yoluyla, yani solunumla öksürme sırasında, hapşırıldığında veya yüksek sesle konuşulduğun etrafa yayılan ve içinde virüsü barındıran su damlacıkları yoluyla bulaşıyor.
Bu yıl da ülkemizde geçen yıl gibi influenza yani H1N1 virüslerinin dolaşımda olduğunu biliyoruz. Eylül ayından itibaren yüzde 10-15’lik bir artış öngörülüyor. Henüz aşırı bir yoğunluk görülmüyor. Başta rinovirüs, nezle virüsü olmak üzere, influenza, COVID-19 ve influenza yanında özellikle de çocuklarda küçük çocuklarda RSV virüsün olduğunu biliyoruz.

VİRÜSLER KALABALIK ORTAMLARDAN BULAŞIYOR
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, hem damlacık yoluyla öksürerek, ellerin dikkat etmeden çevredeki eşyalara temas etmesi ve temaslı olan elin ağız, burun ve göze sürülmesi yoluyla virüslerin yayılımının devam ettiğini söylüyor. Ortama bulaşan virüslerin yaşayabilmesi için bir başkasının boğazına, burnuna yapışıp orada yaşamını devam ettirmesi gerekiyor. Bu nedenle kapalı ortamlarda, 1,5-2 metre mesafenin korunamadığı toplu ulaşım, uçak yolculukları, tuvalet ve asansör gibi yerlerde virüs yayılımı daha çok oluyor.

KİŞİSEL OLARAK ÖNLEM ALMAK GEREKİYOR
Gripten korunmak için öncelikle kişisel hijyene dikkat edilmesi gerekiyor. Bununla birlikte ellerin sık sık yıkanması, bulunulan ortamın havalandırılması, gerekli durumlarda ve toplum içindeyken maske takılması gerekiyor. Bununla birlikte kişisel hijyen kurallarının ve korunma yollarının mutlaka çocuklara da öğretilmesi önem taşıyor. Özellikle okulların açık olduğu dönemlerde çocuklar kalabalık içinde vakit geçirdikleri için bu tür grip salgınların çok sık görüldüğünü belirten Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, çocukların hasta olduklarında kalabalık ortamlardan uzak tutulmaları ve dinlenmeleri gerektiğine dikkat çekiyor. Bu tür önlemler virüs sayısının azaltılmasını ve vücudun baş edebileceği miktarda virüse maruz kalmasını; aynı zamanda vücudun doğal bağışıklık yoluyla hastalığın daha hafif geçirilmesini sağlıyor.

ARALIK VE OCAK AYI ZİRVEYE ÇIKACAK!
Virüsün yaşam koşulları; hava soğukluğu, nem oranı, insanların sosyal alışkanlıkları gibi koşullara göre değişiklik gösteriyor. Vücudumuz her defasında biraz daha değişmiş virüs ile karşılaştığında hastalık oluşuyor. Bu bulaş toplumda yayıldıkça mevsimsel grip ortaya çıkıyor. İnfluenza Eylül ayında daha çok görülüyordu ama mevsimsel kaynaklı artık görülme zamanları biraz kaydı. Şimdi Ekim ayı sonunda başlayıp Nisan ayı ortalarına kadar devam ediyor. Ancak en çok Aralık – Ocak aylarında en üst seviyeye çıkıyor ve komplikasyon geliştirici başta zatürre olmak üzere farklı hastalıklara neden olabiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, özellikle risk grubu olarak tanımlanan altta yatan farklı kronik hastalıkları olan kişilerde ölümcül olabilecek kadar ağır hastalıklara sebebiyet verebildiğini altını çiziyor ve korunmaya dair bilgileri tekrar hatırlatıyor: “Öncelikli olarak sorumlu bir vatandaş olup, hasta olduğumuzu hissettiğimiz, daha hastalığın burun akıntısı öksürük gibi semptomları başlamadan, üşüme, titreme, halsizlik, kendinizi kötü hissettiğinizde, boğazda burnunda kuruluk yaşamaya başladığınızda maske kullanmanıza ve el hijyenine maksimum dikkat edilmesi gerekiyor. Herkes bunu yaparsa bu yaygınlık azalacaktır.”

GRİP AŞISI NE ZAMAN YAPTIRILMALI?
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, grip aşısının her yıl mevsimsel olarak yapılan, yüzde 60-80 oranında koruma sağlayan ve kişiyi 6-8 ay boyunca gripten koruyan tek dozluk bir aşı olduğunu belirtiyor. Aşının güvenilirliğine vurgu yapan Dr. Kılıç, olası yan etkiler arasında enjeksiyon bölgesinde hafif kızarıklık, şişlik, hafif halsizlik ve kırgınlık görülebileceğini, ancak bunun grip aşısının uzun yıllardır güvenle kullanılan bir aşı olmasını değiştirmediğini ifade ediyor. Özellikle risk gruplarında olanlar, ağır hastalara bakanlar, sağlık çalışanları, kalp, böbrek ve karaciğer hastaları ile kronik akciğer hastalığı bulunanlar için aşıyı öneren Dr. Kılıç, sık sık zatürre ya da sinüzit geçiren gençlerin de aşı olması gerektiğini söylüyor. İkinci ve üçüncü trimesterden itibaren hamileler için de güvenli kabul edilen grip aşısı, virüse karşı etkili bir koruma sağlıyor.

GRİP VİRÜSÜNE YAKALANAN BİRİ NE YAPMALI?
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Kılıç, grip virüsünün ani başlangıçlı ateş, öksürük, boğaz ve baş ağrısı, burun akıntısı, kas ve eklem ağrıları gibi belirtilerle kendini gösterdiğini ve bu semptomların genellikle orta şiddette seyrettiğini, hatta bazen hafif geçirilebileceğini belirtiyor.

Ancak, grip hastalığının zatürre ve sinüzit gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceğine dikkat çeken Dr. Kılıç, balgam, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi ek belirtilerin yanı sıra üç günden sonra tekrar yükselen ateş gibi durumların antibiyotik gerektiren ikincil bakteriyel enfeksiyonlara işaret edebileceğini ifade ediyor. Özellikle risk grubunda olanların semptomlar ağırlaşırsa bir iki gün içinde, genç hastaların ise üçüncü günden sonra düşmeyen ya da tekrar yükselen ateş durumunda hastaneye başvurmalarını öneren Dr. Kılıç, grip tedavisinde semptomlara yönelik ateş düşürücü ve öksürük giderici ilaçların kullanılabileceğini, ancak asıl olarak dinlenmenin, bol sıvı tüketmenin, ortamın iyi havalandırılmasının ve nemli tutulmasının önem taşıdığını vurguluyor.