İHTİYACINIZI BELİRLEYIN
Üretim maliyetlerinin artması, yüksek kur ve enflasyon gibi nedenlerle telefon fiyatları yükselmeye devam ediyor. Öyle ki orta üst segment bir cihaz 30 bin TL’leri, premium bir cihaz ise 100 bin TL’leri çoktan aştı. Bu durum ise vatandaşın gözünde “Fiyatı 10 bin TL skalasında olan cihazlar kalitesiz midir?” sorusunu gündeme getirdi. Bunun cevabı elbette hayır. Ancak, teknolojiye uzak olan birçok kişi, ihtiyaçlarına uygun telefonu belirlemekte zorlanıyor. Özellikle düşük bütçeli tüketiciler, kullanmayacakları özelliklere sahip pahalı telefonlara binlerce lira fazladan ödeyebiliyor.
REKABET İYİCE KIZIŞTI
Burada dikkat edilmesi gereken ilk şey telefonu hangi amaçlarla kullanacağınızdır. Örneğin telefonunuzla profesyonel çizimler, 3D modellemeler, artırılmış gerçeklik tabanlı yoğun işlemler ya da grafikler yapmayacaksanız veya en son çıkan grafik yoğun oyunlar oynamayacaksanız 10 bin TL skalasındaki telefonlar beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır. Hatta bu cihazların üst düzey donanım ve yazılım özellikleriyle amiral gemi telefonlara bile meydan okur hale geldiğini görüyoruz. Bu da rekabetin ne kadar kızıştığını göz önüne seriyor.
BELLEK KRİTİK NOKTA
Burada aslı bakmanız gereken en önemli nokta öncelikle yapay zeka ve dahili belleğin en az 128 GB, RAM’in en az 6 GB, bataryanın en az 5000 mAh, ana kameranın ortalama 50 MP, selfie kamerasının en az 13 MP olması. Öte yandan parmak izi güvenliği ve hızlı şarj da önemli. Özetle teknolojiye yatırım yaparken ihtiyaçlarınıza odaklanmak, bütçenizi daha verimli kullanmanızı sağlayacaktır. Kısıtlı bütçenizle en iyi performansı sağlayan bazı telefonları sizler için araştırdık.
HAFTANIN OLAYI
YAPAY ZEKALI YERLİ DİL UYGULAMASI
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri Muhammet Emir Başoğul, Onur Gök ve Medet Ali Halı, insanların yeni bir dil öğrenirken pratik yapmalarına yardımcı olmayı amaçlayan 3D Sanal Gerçeklik/Artırılmış gerçeklik içeren Linviva adlı dil öğrenme uygulaması geliştirdi. Kullanıcılar Linviva’da yapay zeka ile desteklenmiş sanal karakterlerle sohbet ederken; uygulama, kullanıcıların gramer ve telaffuz hatalarını analiz edip düzeltme önerileri sunarak doğru kullanımların öğrenilmesini sağlıyor.
TÜBİTAK’A BAŞVURU
Kullanıcılar dil öğrenme pratiği yaparken bulundukları sanal ortamda hareket edebiliyorlar, nesneleri tutabiliyorlar ve hareket ettirebiliyorlar. Genç girişimciler projenin geliştirilmesi ve tüketicilere ulaştırılabilmesi için önümüzdeki süreçte TÜBİTAK yatırımcı destek programlarına başvurmayı planlıyor. Yapılan açıklamada, “Yurtdışında nasıl bir kafeye gidip orada vakit geçirirken yabancı dil kullanmanız gerekiyorsa uygulamamızda da aynı şekilde kafe, tren istasyonu ve benzeri yerlere giderek yabancı dil kullanıyorsunuz” denildi.