Suriye’nin yeni Dışişleri Bakanı’nı dinliyoruz. Bakan Şeybani’nin söyledikleri ve söyleyecekleri, Türkiye’yi elbette yakından ilgilendiriyor. Konuşmanın bütününe baktığımızda, dikkat çeken bazı noktalar…
1) Suriye’nin yeni yönetiminin, farklı kimliklere yönelik, olumlu bir tutumu söz konusu. Aleviler, Türkmenler, Dürziler, Hıristiyanlar ve tabii ki Kürtler dahil tüm Suriyeliler huzur içinde yaşamak istiyor.
2) Türkiye’de terör örgütü olarak anılan PYD-YPG, Suriyeli Bakan tarafından “SDG güçleri” olarak isimlendirildi. Bakan, SDG için hiçbir şekilde “terör örgütü” tanımlamasında bulunmadı. Sonuç olarak bu tavrıyla kamuoyu önünde de aynı tutumu teyit etmiş oldu.
3) Suriye’deki iç savaş nedeniyle göçmen Suriyelilere ilaveten, paralı savaşçı Suriyeliler de bir lejyoner güç olarak dikkat çekti.
4) Sınırlarımızın güvenliği meselesi artık kendi ritmi içinde bir çözüme ulaşıyor. Ahmet Eş-Şara, Suriye’nin şimdiki lideri olarak hızlı bir değişim geçirdi, geçiriyor. Şara, “Müslüman savaşçı” imajından “dengeli devlet adamı” görüntüsüne geçebildiği oranda, uluslararası kamuoyunun desteğini alabilir.
5) Buna rağmen, “Suriye bir İslam devleti mi olacak?” sorusu kafalarda ciddi bir soru. Özellikle Batı’nın hassas olduğunu görebiliyoruz. Ayaklanmanın başarıya ulaştığı ilk günlerde Şam’dan “Şeriat devleti kuracağız” diye yükselen seslerin, şu an bir ölçüde azaldığını saptayabiliyoruz. Peki din ağırlıklı bir anayasa mı yapacaklar, evrensel hukuka uygun bir özgürlükler anayasası mı? Bunu süreç içinde göreceğiz.
6) Dışişleri Bakanı Şeybani, beklediğimizden daha uzlaşmaya ve birlikte yaşamaya yatkın bir görüntü veriyor. Şeybani şöyle diyor: “Kapımız herkese açık. Gelin Suriye’yi barış içinde birlikte kuralım.”
7) Ancak şu mesajı da hissediyoruz: “Bizi kimse vesayete almaya kalkmasın, buna izin vermeyiz.”
8) O basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da bölge gerçeklerini dikkate alarak komşu ülkelere karşı özenli bir dil kullandığını söylemek mümkün.
9) Suriye’deki yeni yönetim, YPG-PYD birlikteliğini Suriye için tehlike görmüyor. Suriye’nin birliği ve değişik kimliklerin bir arada yaşaması konusunda nasıl bir çözüm üretilecek? Türkiye’nin ülkedeki varlığı açısından nasıl bir denge oluşacak? Bunu da herhalde süreç içinde daha iyi anlamaya başlayabileceğiz.
Gelecek bugün başlar. Yarın değil.
Papa II. Ioannes Paulus