Bardak bardak içiyoruz ama öldürüyor! Zehirden bile betermiş: Yoğun bakıma sürüklüyor

Fazla kilolarından şikayet eden herkes hızlı kilo vermenin yollarını arıyor. Kısa sürede zayıflamak isteyenler şok diyetler ya da zayıflama çaylarına yöneliyor. Ancak özellikle zayıflama çayları sağlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Uzmanlar zayıflama çaylarının ölüme bile götürebileceğini söylüyor. Bu sebeple kilo vermeye çalışırken son derece dikkatli olmak gerekiyor.


Son yıllarda obezite oranları korkuturken uzmanlar, zayıflama çayı, hapları gibi ürünlere karşı uyarıyor. Diyetisyen Yaşar Emre Ulushan, “Bu çayları kullanıp da servislerde, yoğun bakımlarda yatırılan çok çok hastalar var, hayatını kaybeden hastalarımız da fazla. Bir de hastamızı vazgeçiremiyoruz, bazı kişiler sağlığının bozulacağını bile bile o ürünleri kullanabiliyor. Bir çay içip bir gıda alıp zayıflayacağını kimse düşünmesin, kesinlikle önermiyoruz” dedi.

Tüm dünyada işlenmiş gıda tüketiminin giderek arttığı belirtilirken obezite de rakamlar da dikkat çekiyor. Fazla kilolarından kurtulmak için kimi vatandaşlar uzman doktorlar eşliğinde çaba gösterirken kimilerinin ise sosyal medya ya da çevre önerisi gibi etkenlerle kilo vermeye çalıştığı ifade ediliyor. Uzmanlar ise ehil olmayan kişilerin önerilerinin dikkate alınmaması gerektiğini, içeriğine ilişkin açıklayıcı bilgi olmayan, uzmanların önermediği zayıflama çayı, hapı gibi ürünlere itibar edilmemesi gerektiğini anlattı. Diyetisyen Yaşar Emre Ulushan zayıflamak için sağlıklı yöntemlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek vatandaşlara uyarılarda bulundu.

“BU ŞEKİLDE BESLENMEYE DEVAM EDERSEK OBEZİTE ORANIMIZ ARTACAK"
Sağlıksız tüketim ürünlerinin obezite oranlarında yüksekliğe neden olduğunu söyleyen Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nden Diyetisyen Yaşar Emre Ulushan, “ 1975-80’li yıllardan sonra marketlerde bu işlenmiş gıdalar yer almaya başladılar. Bizim de hayatımıza kötü bir katkısı oldu, 1980’li yıllarda obezite Türkiye’de yüzde 10-15’ti, şu anda maalesef işlenmiş gıdaların diyetimizde, beslenmemizde mutfağımıza girmesiyle birlikte yüzde 33-34’lere varmış durumda ve Avrupa’da birinci sırada. Anneler çocukları susturmak veya ödüllendirmek amaçlı olsun bu işlenmiş gıda dediğimiz fast food ürünlerini; çikolatalar, cipsleri çok fazla çocuklarına vermeye başladılar.

Bunlar çok yanlış yöntemler, tabi ki çocuktur canı ister, verilir ama bunun sıklığının artmasıyla birlikte biz çocukluk çağında işlenmiş gıdalarla obezite, obeziteyle birlikte Tip-2 diyabeti çok fazla görmeye başladık. Her gün çocuğa cipstir, koladır, çikolatadır verilmemesi lazım. Hem ebeveynlerin hem çocuklarımızın da daha az bu gıdaları tüketmesi gerektiğini düşünüyorum, biz tencere yemekleriyle büyümüş bir toplumuz açıkçası bu yemeklerin daha çok artırılması lazım, işlenmiş gıdalar çok kolayımıza geliyor.

Halk arasında çin tuzu olarak bilinen monosodyum glutamat olsun, kafein, nitrit, nitrat gibi ürünler bunlar bizi o gıdaları tüketmeye yönelttiği için onların sıklığını azaltıp bir şekilde bağımlılığından kurtulmamız lazım. Gelecek 10-15 yıl da bu şekilde beslenmeye devam edersek bizim yüzde 33-35 oranlar yüzde 40-45’lere çok rahat çıkacak gibi görünüyor. Yaş ilerledikçe de özellikle şeker, tansiyon, yüksek kolestrol gibi şikayetlerle maalesef karşılaşıyoruz" dedi.

"HAYATINI KAYBEDEN HASTALARIMIZ DA FAZLA"
Kişilerin zayıflamak için sağlıklı yöntemleri tercih etmesi gerektiğini anlatan Diyetisyen Ulushan sosyal medyadan önerilerle ilgili açıklamalarda bulunarak sözlerine şöyle devam etti:

“Çok medyatik bir konu her gün televizyonlarda, sosyal medyada olsun sürekli karşımıza çıkıyor. Poliklinikte başvuran hastalarda zayıflama çayları olsun, haplar bunlar bir hekim, diyetisyen kontrolü olmadıktan sonra kesinlikle önermiyoruz. Hayati riske kadar gidebilen ürünler özellikle bu zayıflama çayları olarak belirtilen çaylar karaciğer enzimlerini bozmakta, karaciğer enzimleri, böbrek fonksiyonları bozulan bu çayları kullanıp da hastanemizde, servislerde, yoğun bakımlarda yatırılan çok çok hastalar var, hayatını kaybeden hastalarımız da fazla.

Zayıflamak için bizler, hekimlerimiz hastanelerde başvursunlar, biz onlara en doğru, uygun programları yaparak zayıflamalarını sağlıyoruz. Bir hastamız vardı, Almanya’da yakını var, bir tane şurup, ilaç tarzı bir şey getirmiş. İçiyor, tamam, çok güzel zayıflıyor ama sürekli bir ishal durumu var, sonra da ishali kesemedi. Ondan dolayı hastaneye yatışı yapıldı. Bir de vazgeçiremiyoruz, hastamız kilo verdiğinden dolayı mutlu ama sağlığından olduğunun farkında değil, böyle hastalarımız oluyor.

Kilo kişilerin psikolojisini çok çok etkileyen bir durum. Bazı kişiler sağlığının bozulacağını bile bile o ürünleri kullanabiliyor. Tabi ki kilo sıkıntılı bir durum, yüksek kilo çoğu insanda başka bir hastalığa neden oluyor fakat kilo vereceğim diye de değişik yöntemlerin kullanılmasına gerek yok. Kesinlikle önermiyorum hemen etki eden bir gıda, besin yoktur. Bir çay içip bir gıda alıp zayıflayacağını kimse düşünmesin.
Yeterli ve dengeli beslendikten sonra zaten kilo veriliyor. Bazıları hayati risk ve ölüme kadar giden durumlar doğuruyor, kesinlikle önermiyoruz. İşlenmiş gıdalar hayatımızın artık vazgeçilmezi haline geldi. Obezitenin kontrol altına alınabilmesi için bunların en az şekilde tüketilmesi sağlanmalı"

SAĞLIKLI KİLO VERME ÖNERİLERİ
Dengeli ve Çeşitli Beslenme: Dengeli bir diyet, sebze, meyve, tam tahıllar, protein kaynakları (balık, kümes hayvanları, fasulye ve mercimek gibi) ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı, avokado) içermelidir. İşlenmiş gıdalardan, yüksek şeker ve doymuş yağ içeren yiyeceklerden kaçınmak önemlidir
Porsiyon Kontrolü: Yediklerinizin miktarına dikkat etmek, fazla kalori alımını önlemeye yardımcı olur. Büyük porsiyonlar yerine, daha küçük porsiyonlar yemek ve yavaş yemek, doygunluk hissini artırabilir.

Düzenli Fiziksel Aktivite: Haftada en az 150 dakika orta şiddette aerobik aktivite veya 75 dakika yoğun aerobik aktivite yapmak, kilo verme sürecini destekler. Güçlendirme egzersizleri de kas kütlesini artırarak metabolizmayı hızlandırabilir.
Yeterli Su Tüketimi: Günde en az 8-10 bardak su içmek, metabolizmayı hızlandırabilir ve tokluk hissini artırabilir

Yeterli Uyku ve Stres Yönetimi: Yetersiz uyku ve yüksek stres seviyeleri, aşırı yeme davranışlarına ve kilo alımına neden olabilir. Düzenli uyku düzeni ve stres yönetimi teknikleri bu durumun önüne geçebilir.
Sağlıklı Atıştırmalıklar: Ana öğünler arasında açlık hissettiğinizde sağlıklı atıştırmalıklar (örneğin taze meyve, yoğurt, kuruyemiş) tüketmek, sağlıksız yiyeceklere yönelimi azaltabilir.

Hedefler Belirlemek ve İzlemek: Ulaşılabilir hedefler belirlemek ve ilerlemenizi izlemek motivasyonunuzu artırabilir. Gıda günlüğü tutmak ve fiziksel aktiviteyi takip etmek bu süreçte yardımcı olabilir.
Diyet ve Egzersizde Tutarlılık: Sağlıklı kilo verme, genellikle zaman alır ve sabır gerektirir. Diyet ve egzersiz planınıza bağlı kalmak uzun vadede başarıya ulaşmanızı sağlar.

Profesyonel Destek Almak: Diyetisyen veya doktor gibi sağlık profesyonellerinden destek almak, kişisel ihtiyaçlarınıza uygun bir plan oluşturmanıza yardımcı olabilir.
- Her bireyin vücudu farklıdır, bu nedenle kilo verme süreci kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu öneriler genel bir rehber niteliğindedir ve kişisel ihtiyaçlara göre uyarlanmalıdır.