Gezi Parkı’ndaki “masum hareketlerin” Taksim Meydanı’nda vandallığa dönüştüğü gün...
Silahların gölgesinde vitrinler tahrip edilip dükkanlar yağmalanırken... Genç bir kız bağırıyordu: - Ay çok heyecanlıyım... Buna devrim diyebilir miyim? Arkadaşı da cevap veriyordu:
- Tabii diyebilirsin şekerim.
*
O kızı bulsam, şimdi diyeceğim ki: - Bak TOGG da bir devrimdir... Heyecanlı mısın? Ne gezer?
O kız, Allah bilir, 2019 sonrası belediyelerden binlerce çalışanın aynı anda kovulup sokağa atılışına da devrim demiştir. Ne de olsa entel...
*
Hay Allah... Bu devrim, göreceli bir nesne galiba. Para’dan 6 sıfır atmak da kimimize göre devrimdir, Ayasofya’yı ibadete açmak da -beğen veya beğenmebir devrimdir. Nitekim bazı insanları mutsuz ediyor...
Hele Ayasofya?
..
O kıza göre irtica’nın feriştahıdır... Çare yok.
*
Anayurdu demir ağlar kadar duble yollarla örmek de belki bir devrimdir...
Ama o kızın Çanakkale Köprüsü’nden haberi olmadığı muhakkaktır. Yahu şu Osman Gazi Köprüsü neyin nesidir? Her gün devrim olur mu?
......
Tam, Sosyal Konut Projesi diyecektim, vazgeçtim. O sosyalist kız yaşıyorsa...
Hele bir kapitalist’le evlenmişse, Kanal İstanbul’a nazır bir villayı çoktan hak etmiştir azizim.
*
Daha durun bakalım. Sosyal Konut’tan sonra bir de TOGG kampanyası gelecek galiba...
10 yıl-20 yıl taksitle araba sahibi olmak nasıl bir şey acaba? Kızım, sana söylüyorum: Devrim diyebilir miyim? Buna doğru cevap verirsen, başka sorularım da var.