Son dakika işlenmiş et haberleri ile ilgili Posta.com.tr'ye eklenen tüm haberler bu sayfada yer almaktadır. Geçmişte yaşanan işlenmiş et gelişmeleri, bugün yaşanan en flaş gelişmeler ve çok daha fazlası sürekli güncel olan işlenmiş et haber sayfamızda...
Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Karabulut günümüzde hazır yiyecek ve işlenmiş gıdaların popülerliğinin arttığını ifade ederek, “Bu ürünlerin hayatımıza girmesi beslenme alışkanlıklarımızda önemli değişikliklere yol açtı” dedi. Op. Dr. Ayhan Çevik ise kanser riski açısından bazı işlenmiş gıdaların daha tehlikeli olarak değerlendirildiğini belirterek, “Yüksek şeker ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalar da kanser riskiyle ilişkilendirilmiştir. Özellikle fast food tarzı gıdalar, işlenmiş tatlılar ve gazlı içecekler, vücutta enflamasyona yol açarak kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Ayrıca ağır işlenmiş gıda ürünleri, yüksek ısıda pişirilen gıdalar ve trans yağlar içeren gıdalar da genellikle sağlık açısından olumsuz etkilere sahiptir” diye konuştu.
Bağışıklığı korumak ve hastalıklara karşı bağışıklık kazanmak için sağlıklı beslenmek gerekiyor. Günümüz modern dünyasında hele ki şehirlerde yaşıyorsak sağlıklı beslenmek oldukça zor. ABD'li New York Post gazetesi, en zararlı yiyecekleri kamuoyu ile paylaştı.
Bağırsak sağlığını tehdit eden besinlere değinen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hamdi Levent Doğanay, “İşlenmiş et ürünleri bağırsak kanseri riskini artırır. Yüksek şekerli yiyecekler (şekerli içecekler, tatlılar) bağırsak florasında dengesizlik oluşturabilir, bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Fazla alkol ve kafein bağırsakları tahriş edebilir, mide asidini artırabilir ve ishale yol açabilir” dedi.
Evlerimize günlük olarak giren bazı hazır gıdalar, içerdikleri katkı maddeleri ve yüksek oranda işlenmiş içerikleri nedeniyle sağlığımız üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Peki, marketten hangi ürünler alınmamalı? Zararları nelerdir?
Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar, gündelik beslenme alışkanlıklarımızın sandığımızdan daha tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Her gün tüketilen bazı yiyecekler, uzun vadede beklenmedik sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Görünüşte masum görünen bu gıdalar, içerdiği maddelerle vücuda zarar verebiliyor, ancak çoğu kişi bu risklerin farkında değil. Peki, bu yiyecekler hangileri?
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, sağlıklı bir kalbe sahip olabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiği hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Sağlıklı bir kalp için yaşam tarzının ve beslenmenin önemine değinen Uzm. Dr. Başar, “Sağlıklı bir kalbe sahip olmak için kişisel motivasyon yüksek olmalı ve yaşam tarzı sağlıklı bir çerçevede kalmak üzere değiştirilmelidir. Bu değişiklikler hayatın tüm alanlarına sirayet etmeli ki sağlık ve beraberinde mutluluk gelebilsin. Günlük olarak çeşitli meyve ve sebzeler tüketmek, kalp sağlığına faydalıdır. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, kahverengi pirinç gibi tam tahıllar tercih edilmelidir. Haftada en az iki kez Omega-3 yağ asitleri açısından zengin balıklar (somon gibi) tüketmek faydalıdır. Trans yağlardan ve doymuş yağlardan kaçılmalı, zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Kalp sağlığını koruyabilmek için dikkat edilmesi gerekenlerden bahseden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cengiz Başar, “Kalp sağlığını korumak için günde 7-8 saat kaliteli uyku almak hedeflenmelidir. Her gün çeşitli meyve ve sebzeler tüketmek, kalp sağlığına faydalıdır. Ancak taze meyve yerine meyve suyu tüketmek, kan şekeri seviyelerinin hızla yükselmesine ve kilo alımına neden olabilir. Meyve suları doğal olarak sağlıklı gibi görünse de genellikle yüksek miktarda şeker içerirler ve fazla tüketimleri kalp sağlığının tehdit edebilirler” dedi.
Hayatınız boyunca sizin veya etrafınızdaki kişilerden bazılarının bir diyet serüveni olmuştur. Çoğu zaman “Su içsem yarıyor”, “Ekmek yemiyorum ama kilo alıyorum”, “Canım sık sık tatlı yemek istiyor”, “Yemek yedikten sonra bana bir uyku basıyor”, “Bir türlü doymak bilmiyorum” cümlelerine maruz kalmışızdır. Yaşanan bu sorunların bir sorumlusu olabilir. İşte bu sorumlu insülin direnci!
Doğurganlık son yıllarda küresel olarak azalıyor ve bugün kısırlık dünya çapında en az 50 milyon çifti etkiliyor. Dünyada ortalama her 6-7 çiftten birisi kısırlık problemi yaşıyor. Yakın zamanda yapılan çalışmalarda doğurganlığın 20-24 yaş arası kadınlarda yüzde 45 oranında azaldığı ve son elli yılda erkeklerde sperm sayısının küresel olarak yüzde 50 oranında azaldığı gösterilmiştir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Kemal Atasayan, doğurganlıkla ilgili önemli paylaşımlarda bulundu.
Jinekolog Kağan Açıkgözoğlu doğurganlığı etkileyen faktörlere dikkat çekerken, hamile kalmada sperm ve yumurta kalitesinin, sperm ve yumurta kalitesinde de beslenmenin önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Akıçgözoğlu, “Kadınlar hayatı boyunca oluşacak tüm yumurta sayısı genetik olarak belirlenmiş olarak dünyaya gelirler. Sonradan bu sayıyı artıracak önlemler alamazlar. Ancak yumurtalarının kalitesini iyileştirmek ve bunu yaparak doğal olarak gebe kalmayı kolaylaştırmak için atabilecekleri adımlar var” diyerek önerilerde bulundu.
Jinekolog Kağan Açıkgözoğlu doğurganlığı etkileyen faktörlere dikkat çekerken, hamile kalmada sperm ve yumurta kalitesinin, sperm ve yumurta kalitesinde de beslenmenin önemli rolü olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Akıçgözoğlu, “Kadınlar hayatı boyunca oluşacak tüm yumurta sayısı genetik olarak belirlenmiş olarak dünyaya gelirler. Sonradan bu sayıyı artıracak önlemler alamazlar. Ancak yumurtalarının kalitesini iyileştirmek ve bunu yaparak doğal olarak gebe kalmayı kolaylaştırmak için atabilecekleri adımlar var” diyerek önerilerde bulundu.
Severek tükettiğimiz pek çok besin bulunuyor. Özellikle kahvaltı sofralarına sıklıkla misafir ettiğimiz bazı besinler sağlığımızla büyük ölçüde oynuyor. İşte ölümden beter eden, karaciğeri çürütüp ömrü kısaltan o besinler...
Havalar ısınmaya başladı, bayram tatili geldi geçti ve tabii ki zayıflama çılgınlığı da başladı. Özellikle yaz öncesi son 2-3 ay herkesin aklına yazın yaklaştığı düşüncesi filizleniyor ve alıyor herkesi bir telaş.
Diyetisyen Büşra Nur Enez Baş, bayram sabahında hafif bir kahvaltıyla güne başlamak gerektiğine dikkat çekerek “Sofranızda salam sucuk gibi işlenmiş et ve et ürünleri ile kızartmalardan ziyade sebzelere yer verin. Hızlı yemeyin, gıdaları iyi çiğneyin ve sofrada en az 20 dakika zaman geçirin” dedi.
Ramazan bereketini çalışanlarıyla paylaşmak ve yardımlaşmak isteyen işverenler çeşitli destekler sağlıyor. Çalışan bağlılığı ve yan haklar alanında çözümler sunan Pluxee Türkiye’nin verilerine göre, çalışanlarına maaş dışında yan haklar veren şirketlerin yüzde 26.5’i dönemsel destek için dini bayramları tercih ediyor.
Kahvaltı, en sevdiğimiz besinler arasında yer alıyor. Her sabah severek tükettiğimiz belli başlı kahvaltılıklar ise aslında biz farkında değilken ömrümüzden çalıyor. Uzmanların özellikle uyardığı, asla tüketmeyin 'tütünden bile daha beter' dediği o besin ise içten içe organlarımızı bitiriyor. İşte sağlığın düşmanı o kahvaltılık...
Ramazan ayında oruç tutan herkesin beslenme düzeni değişiyor. Vücut sağlığını korumak için hem sahurda hem de iftarda dengeli beslenmek gerekiyor. Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, Ramazan ayı boyuncu doğru beslenme tercihlerinin genel sağlığımıza büyük katkı sağlayabileceğini belirterek uygunsuz besin tercihi ve beslenme tarzının sağlığa büyük zarar verebileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Bakır, "Sahurda kızartma, kavurma gibi çok yağlı besinlerden ve sosis, sucuk, salam gibi işlenmiş et ürünlerinden kaçınılmalıdır" dedi.
Tütün kullanımının kansere neden olan en önemli önlenebilir risk faktörü olduğunu ifade eden İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Çelik, “Akciğer kanseri başta olmak üzere ağız, gırtlak, yemek borusu, mide, pankreas, böbrek, mesane, rahim ağzı, kalın barsak kanseri gibi en sık görülen kanser türlerine neden olabilmektedir. Sigaranın güvenli bir kullanım seviyesi bulunmamaktadır. Ayrıca sürekli olarak sigara içilen ortamda bulunmak da pasif içicilik bizzat içilmese bile kanser riskini artırabilmektedir” dedi.
Kızartma yağlarına yönelik araştırmalar devam ederken Dahiliye Uzmanı Dr. Esen Karadaş, “Çok yerinde bir denetim, tekrarlayan yağ kullanımı sağlığımız için gerçekten zararlı. Her şeyden önce oksidasyon oluşturuyor ve vücudumuza toksik madde girmiş gibi düşünebiliriz. Bu yağların maksimum 2-3’ü geçmeden kullanılması lazım” dedi.
İngiltere’de 460 binden fazla insan üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, daha uzun yaşamak isteyen bireylerin şekerli içecekleri ve işlenmiş gıda tüketimini azaltması şart.
Bugüne kadar onlarca araştırma cips, hazır yemek gibi işlenmiş gıdaların tip 2 diyabet, kalp hastalıkları hatta kansere yol açtığını ortaya çıkarmıştı.
Bilim dünyasında ses getiren bir araştırmada, işlenmiş et ve abur cuburların sigara kadar zararlı olduğu ortaya kondu. Uzmanlar, bu besinlerin bağımlılık yaptığını belirtirken, geçtiğimiz günlerde yapılan bir başka çalışmada ise bu ürünlerin kalp krizi ve felç riskini de artırdığı açıklandı.
Kanserde genetik faktörlerden çevre ile ilgili faktörlere kadar pek çok etken rol oynuyor. Bu etkenlerden birinin de sağlıksız ve yanlış beslenme alışkanlıkları olduğunu belirten Dyt. Sena Çelik, ”Çalışmalara göre sağlıklı beslenme kanser riskini azaltabilirken, yanlış beslenme alışkanlıkları kanser riskini artırabiliyor” dedi.